Popüler Yayınlar

7 Ayda 73 Bin Esnaf Kepenk Kapattı: Bu Düzen Kimin İçin?



Kepenkler Kapanıyor, İktidar Rakamlarla Oynuyor!

Özgür Mutlu’nun Kaleminden

Türkiye’de yalnızca yedi ayda 73 bin 159 esnaf iş yerini kapattı. Bu, günde yaklaşık 345 kepengin bir daha açılmamak üzere indirilmesi demek. Geçen yıl aynı dönemde kapanan iş yeri sayısı 65 bin 883’tü. Yani tablo düzelmiyor; yangın giderek büyüyor.

Ama ekranları açtığınızda başka bir Türkiye anlatılıyor.

Ekonomi büyüyormuş, enflasyon düşüyormuş, işler yoluna giriyormuş…

Sormak gerekiyor: Kimin ekonomisi büyüyor?

Sabah dükkânını açıp akşama kadar siftah bekleyen esnafın mı? Kirasını, vergisini, sigortasını ve elektrik faturasını ödeyemeyen küçük işletmecinin mi? Borcunu başka bir borçla kapatmaya çalışan vatandaşın mı?

Hayır!

Rakamların arkasına saklananlar, kapanan her kepengin ardındaki yıkımı görmüyor. O kepenkle yalnızca bir dükkân kapanmıyor. Bir ailenin sofrası küçülüyor, bir çocuğun geleceği kararıyor, yılların emeği ve bir insanın onuru enkaza dönüşüyor.

Esnaf çalışıyor, kazanan bankalar oluyor

Esnaf sabahın köründe dükkânını açıyor. Malı zamlı alıyor, müşterisini kaybetmemek için kârından vazgeçiyor. Kira yükseliyor, elektrik yükseliyor, vergi yükseliyor, sigorta primi yükseliyor. Kazancı dışında her şey büyüyor.

Ay sonunda elinde kalan para evine değil; bankaya, vergiye, kiraya ve faize gidiyor.

Sonra karşısına geçip “Biraz daha sabredin” diyorlar.

Bu millet daha ne kadar sabredecek?

Sabreden esnaf değil artık; hayatta kalmaya çalışan, boğazına kadar borca batırılmış bir yurttaş var. Küçük esnafa nefes alacak alan bırakılmazken dev zincirler her sokağı kuşatıyor. Bir tarafta vergi ve borç altında ezilen mahalle esnafı, diğer tarafta sermayenin sınırsız büyümesi…

Bunun adı rekabet değil, küçük esnafın planlı biçimde tasfiye edilmesidir.

Birileri zenginleşirken millet yoksullaşıyor

İktidar yıllardır ekonomideki her başarısızlığı dış güçlere, küresel gelişmelere veya geçici şartlara bağlıyor. Fakat faturayı nedense hep aynı insanlar ödüyor: işçi, emekli, çiftçi ve esnaf.

Yanlış kararları alanlar koltuklarında oturuyor, bedelini dükkânındaki son sandalyeyi satan vatandaş ödüyor.

Bu adalet değildir.

Vergiyi zamanında isteyen devlet, esnaf zor duruma düştüğünde neden ortada yok? Elektrik faturası bir gün gecikince kesme ihbarı gönderenler, yılların emeği kapanırken neden sessiz? Bankaları koruyan sistem, küçük esnafı neden faizcinin ve borcun insafına bırakıyor?

Çünkü bu düzen üretenden değil, paradan para kazanandan yana kurulmuş durumda.

Kapanan her kepenk iktidara yazılmış bir uyarıdır

Yedi ayda kapanan 73 bin 159 iş yeri yalnızca ekonomik bir istatistik değildir. Bunların her biri yanlış ekonomi politikalarına kesilmiş ağır bir faturadır.

Sokak suskun görünebilir. Esnaf başını öne eğmiş, borcunu nasıl ödeyeceğini düşünüyor olabilir. Fakat hiç kimse bu sessizliği rıza sanmasın.

Kepenkler birer birer kapanırken toplumun öfkesi içeride birikiyor.

Bir ülkeyi sarayların ışıkları değil, esnafın açık kalan dükkânları aydınlatır. Mahalle bakkalı, berber, terzi, lokantacı ve küçük işletmeci ayakta değilse o ülkede ekonominin iyi olduğundan söz edilemez.

İktidar artık süslü cümleleri bırakıp sokağın gerçeğine bakmalıdır.

Çünkü milletin sabrı da esnafın sermayesi gibi tükeniyor.

Bugün kapanan kepenklerin sesi duyulmazsa yarın o ses, sandıkta bütün ülkeyi sarsar.

Özgür Mutlu

---

KAYNAK:

Veri kaynağı: "Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Sicil Gazetesi istatistikleri" (https://www.tesk.org.tr/view/mevzuat/goster.php?Guid=902743d2-11e2-11ea-9eaf-000c29b32a85) ve "Nefes’in 17 Ağustos 2026 tarihli haberi" (https://www.nefes.com.tr/7-ayda-73-bin-esnaf-kepenk-indirdi-145606).

Hiç yorum yok